14/8/2006 - stars are blind
meleyesim var ya , geziyorum müzik kanallarını .meteve'de bi' durdum . brigitte bardot/bo derek karışımı birini görünce . tikatle bakınca paris ablamız olduğuna kanaât getirdim . kliplenmiş o da . ama ben bu şarkıyı biliyorum . kim söylüyordu daha önce marilyn monroe olabilir mi ? piyasaları tâkip etmediğimden , allah bilir şimdi câhil durumuna düşüyorumdur . klip çıkalı altı ay olmuş olabilir . neyse , ablamız acayip şekillere giriyor klipte . aklıma , kulakları çınlasın kedim zilli zarife geldi . o da böyleydi , olur olmaz zamanlarda , misafir yanında falan , böyle şekiller alır beni utandırırdı . paris hilton adını ner'de görsem , aklıma harbiye'deki hilton oteli geliyor .yine kulakları çınlasın , anası rum babası türk bir arkadaşım vardı , adı figen ; hergelelik zamanlarımızın pek çoğunu paylaştığım biriydi . şimdi ner'dedir ne yapar bilmiyorum . en son duyduğumda , en az kendisi kadar zengin bi' patronadamla evlenmişti . gençkızlık zamanlarımız nişantaşı rumeli caddesinde geçmiş idi . o zaman oralar bizden soruluyordu . e para da bok gibiydi ayıptır söylemesi . biz iki bücür , boyumuza bakmadan , gider hilton'un barına viski içerdik , ba ba ba ba ! bilmiyoruz ki o zamanlar hilton'un barına gelenler ne için geliyor .. yan masalardan üzerimize dikilen bakışları , masaya yollanan notları , billûr güzelliğimize verirdik . erkek fatma geçinen ben , az adamla kapışmadım figen yüzünden . gâvurda bi' yeşil gözler vardı ki , oy allahım , dal içine , çıkma bi' daha . epey topluca bi' kızdı ama ayağa kalkmadan anlaşılmazdı . kilosunu bu kadar iyi taşıyan bi' hatun az bulunur . bense en cılız zamanlarımdayım o aralar . kırkdokuz kilo falan , surat desen bi' lokma , onaltı - onyedi yaşındayım ama gören en fazla ondört der . sâhi oraya nasıl alıyorlarmış bizi ? belki de figen'i ablam falan sanıyorlardı , ya da otel müşterisi olduğumuzu düşünüyorlardı , ne bileyim ben , ya da işlerine geliyordu pezevenklerin . ha bir de kuaförüne giderdik hilton'un . ne salaklık tonla para ver , öyle aman aman da bi' şey olmasın . hava basacağız ya ondan herhâl .. neyse şimdi bu paris'i seyrederken , aklıma bi' şey geldi . isimler çağrışım yapıyor/yaptırıyor ya insana . benim adım da meselâ asma zippo olsaydı . hı ? nasıl olurdu ? '' benzinsiz bırakmazsanız her koşulda yanınızda , sağlam bir arkadaş '' gibi . arasıra külle ovmanız icâp eder . o kadar ! kimbilir , zippo size neler çağrıştırıyordur şimdi ... evet kafayı yemiş olabilirim . sabah beri soğan doğruyorum . evde ne kadar soğan varsa hepsini doğradım . robotta falan değil ha , ellerimle . eveeeet soğan kokuyorum şimdi . ne mi yapacağım bunca soğanı ? bilmem , derin dondurucuya falan atarım herhâlde . yemek de hazır , türlü yaptım . başka ne beklenebilir ki böyle bir günde benden ?
|
| Yorum yaz! |
2006-08-14 16:06:05 - .. |
| Yazan: ersin |
| yazarıs inşallah:)
eskileri çıkarıyorum işte yavaş yavaş:) ayrıca fal için ciddiyim. sen sakla o fincanı :) |
| Bağlantı |
2006-08-14 15:32:14 - .. |
| Yazan: ersin |
| soğan ağlatır dikkat et.
paris in ne klipleri var :D |
| Bağlantı |
| <- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa -> |